Galvanik korozyon, farklı elektrokimyasal özelliklere sahip metallerin elektriksel temas halinde ve uygun bir elektrolit ortamında bulunmasıyla oluşan korozyon türüdür. Paslanmaz çelik ile karbon çelik bağlantılarında doğru malzeme ve izolasyon seçimi bu riskin kontrol edilmesini sağlar.
Endüstriyel tesisatlarda farklı malzemelerden üretilmiş boruların, vanaların, flanşların ve bağlantı elemanlarının birlikte kullanılması yaygın bir uygulamadır. Ancak metaller arasındaki elektrokimyasal potansiyel farkı, uygun çevresel koşullarda galvanik korozyon olarak adlandırılan yerel metal kaybına neden olabilir.
Bu durum özellikle karbon çelik, paslanmaz çelik ve diğer metal alaşımlarının bir arada bulunduğu su tesisatlarında ve nemli endüstriyel ortamlarda değerlendirilmelidir.
Galvanik korozyonun meydana gelebilmesi için farklı elektrokimyasal davranışa sahip metaller arasında elektriksel bağlantı bulunması ve iyon iletimini sağlayan bir elektrolit ortamının mevcut olması gerekir.
Bu koşullarda metallerden biri anot, diğeri katot davranışı gösterebilir. Anot bölgesindeki metal çözünmesi hızlanırken katot tarafındaki korozyon davranışı değişir.
Bu şartlardan birinin ortadan kaldırılması galvanik korozyon hücresinin oluşmasını engelleyebilir. Ancak mevcut metal yüzeylerde başka korozyon türlerinin oluşmayacağı anlamına gelmez.
Paslanmaz çelik ve karbon çelik uygun mühendislik değerlendirmesiyle aynı tesisatta kullanılabilir. Ancak elektrolit bulunan bir ortamda elektriksel olarak birleştirildiklerinde galvanik korozyon riski oluşabilir.
Birçok yaygın sulu ortamda pasif durumdaki paslanmaz çelik, karbon çeliğe göre daha asil davranır. Bu koşullarda karbon çelik anot haline gelerek daha hızlı korozyona uğrayabilir. Gerçek davranış; paslanmaz çeliğin pasiflik durumu, ortamın kimyası, sıcaklık ve yüzey alanları gibi faktörlere bağlıdır.
Galvanik korozyonda yalnızca iki metal arasındaki potansiyel farkı değil, yüzey alanlarının oranı da önem taşır. Küçük bir anot yüzeyinin büyük bir katot yüzeyiyle eşleşmesi, anodun küçük bir bölgede daha yoğun metal kaybetmesine neden olabilir.
Örneğin küçük bir karbon çelik bağlantı elemanının geniş bir paslanmaz çelik yüzeye bağlanması, uygun elektrolit koşullarında yerel korozyon açısından olumsuz bir durum oluşturabilir.
Galvanik korozyonu önlemede en etkili yaklaşım, tasarım aşamasında malzeme uyumluluğunu değerlendirmek ve gerekli durumlarda elektriksel veya çevresel koruma yöntemlerini kullanmaktır.
İzolasyon flanşları, uygun şekilde tasarlandıklarında iki metalik boru bölümü arasındaki elektriksel sürekliliği kesmeye yardımcı olur. Böylece galvanik akımın oluşması veya ilerlemesi sınırlandırılabilir.
İzolasyon uygulamasında conta malzemesi, cıvata burçları, basınç ve sıcaklık dayanımı ile bağlantının bütünlüğü dikkate alınmalıdır. Ayrıca başka metal bağlantılar veya topraklama düzenleri üzerinden elektriksel köprü oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.
Paslanmaz çeliğin korozyon dayanımı, yüzeyinde oluşan koruyucu pasif tabakayla ilişkilidir. Ancak uygun olmayan ortam şartlarında çukurcuk korozyonu, aralık korozyonu veya gerilmeli korozyon çatlaması gibi hasarlar meydana gelebilir.
Bu nedenle yalnızca paslanmaz malzeme kullanılması, bir tesisatın bütün korozyon problemlerini ortadan kaldırmaz. Malzeme sınıfı ile işletme koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Boru ve vana malzemeleri belirlenirken akışkanın kimyasal yapısı, çalışma sıcaklığı, çevresel koşullar, metal temas noktaları ve bakım imkanları birlikte incelenmelidir. Özellikle farklı metallerin birleştirildiği sistemlerde galvanik uyumluluk değerlendirmesi, uzun vadeli işletme güvenliği açısından önemlidir.